Veri Kurtarma ve Felaket Kurtarma (Disaster Recovery) Destekleri
Donanım arızaları veya yanlış müdahaleler sonucu kaybedilen kritik verilerinizi ve veritabanlarınızı en yüksek başarı oranıyla kurtarıyoruz. Olası felaket senaryolarına karşı yedekleme ve anında geri dönüş (Disaster Recovery) senaryolarını kurarak operasyonel risklerinizi sıfırlıyoruz.
İşletmeler için veriler yalnızca dosyalardan ibaret değildir. Müşteri kayıtları, finansal bilgiler, operasyonel belgeler, e-posta arşivleri, veritabanları, proje dosyaları ve kurumsal uygulamalar işletmenin günlük faaliyetlerinin temelini oluşturur. Bu verilerin kaybolması veya kritik sistemlerin çalışamaz hale gelmesi, işletmenin operasyonlarını doğrudan etkileyebilir.
Donanım arızaları, disk bozulmaları, yanlışlıkla silinen dosyalar, yazılım problemleri, siber saldırılar, elektrik kesintileri, yangın, su baskını veya fiziksel hasarlar farklı ölçekte veri kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle işletmelerin yalnızca yedekleme yapması değil, gerektiğinde sistemlerini ve verilerini ne kadar hızlı geri döndürebileceğini de planlaması gerekir.
Canopus Bilişim, işletmeler için veri kurtarma ve felaket kurtarma (Disaster Recovery) çözümleri sunarak kritik verilerin korunması, yedekleme süreçlerinin planlanması ve olası sistem kesintileri sonrasında operasyonların yeniden devreye alınmasına yönelik teknik altyapının oluşturulmasına yardımcı olur.
Veri Kurtarma Nedir?
Veri kurtarma, erişilemeyen, silinen veya hasar gören verilerin uygun teknik yöntemlerle yeniden erişilebilir hale getirilmesi sürecidir.
Disk arızaları, dosya silinmeleri, işletim sistemi problemleri veya depolama birimlerindeki fiziksel ve mantıksal sorunlar veri kaybına neden olabilir.
Her veri kaybı vakasının kurtarılabilirliği aynı değildir. Özellikle fiziksel olarak hasar görmüş depolama birimlerinde yanlış müdahaleler mevcut verilerin kurtarılma ihtimalini daha da azaltabilir. Bu nedenle kritik veri kaybı durumlarında profesyonel değerlendirme yapılması önemlidir.
Felaket Kurtarma Nedir?
Felaket kurtarma, işletmenin kritik IT sistemlerinin ciddi bir kesinti veya felaket sonrasında yeniden çalışır hale getirilmesini sağlayacak süreç, teknoloji ve prosedürlerin bütünüdür.
Amaç yalnızca veriyi geri getirmek değildir. Sunucuların, uygulamaların, veritabanlarının, ağ altyapısının ve kritik servislerin mümkün olduğunca planlanan süre içerisinde yeniden çalıştırılması hedeflenir.
Yedekleme Stratejisi
Felaket kurtarma planının temel bileşenlerinden biri doğru yedekleme stratejisidir.
Her verinin aynı sıklıkta yedeklenmesi gerekmeyebilir. Kritik veriler için daha sık yedekleme yapılırken arşiv niteliğindeki veriler için farklı politikalar uygulanabilir.
Yedekleme planı oluşturulurken veri miktarı, değişim sıklığı, saklama süresi ve geri yükleme ihtiyacı birlikte değerlendirilmelidir.
3-2-1 Yedekleme Yaklaşımı
Kurumsal yedekleme stratejilerinde farklı ortamlarda birden fazla kopya bulundurulması önemli bir güvenlik yaklaşımıdır.
Yaygın olarak kullanılan 3-2-1 yaklaşımında verilerin birden fazla kopyasının, farklı depolama ortamlarında ve kopyalardan en az birinin ana sistemden ayrı bir konumda tutulması hedeflenir.
Bu yapı tek bir donanım arızasının veya fiziksel olayın bütün yedekleri etkileme riskini azaltabilir.
Yerel ve Harici Yedekleme
Yedeklerin yalnızca aynı sunucu veya aynı fiziksel ortam içerisinde tutulması tek başına yeterli olmayabilir.
Sunucu arızası, yangın veya fiziksel hasar gibi durumlarda ana sistem ile aynı ortamda bulunan yedekler de zarar görebilir.
Bu nedenle işletmenin ihtiyaçlarına göre farklı fiziksel konumlarda veya uygun bulut altyapılarında ek yedekleme seçenekleri değerlendirilebilir.
Bulut Yedekleme
Bulut tabanlı yedekleme sistemleri, verilerin fiziksel lokasyondan bağımsız şekilde korunmasına yardımcı olabilir.
Uygun yapılandırma ile belirli klasörlerin, sunucuların veya uygulama verilerinin otomatik olarak yedeklenmesi sağlanabilir.
Bulut yedekleme planlanırken veri güvenliği, erişim yetkileri, şifreleme, saklama süresi ve hizmet sağlayıcının güvenilirliği gibi konular değerlendirilmelidir.
Ransomware ve Siber Saldırılara Karşı Yedekleme
Günümüzde yedekleme sistemleri yalnızca donanım arızalarına karşı düşünülmemelidir.
Fidye yazılımı saldırıları veya yetkisiz erişimler sonucunda hem ana veriler hem de erişilebilir yedekler zarar görebilir.
Bu nedenle kritik yedeklerin ana sistemden izole edilmesi, erişim yetkilerinin sınırlandırılması ve uygun durumlarda değiştirilemez yedekleme seçeneklerinin değerlendirilmesi önemlidir.
Yedeklerin Test Edilmesi
Yedekleme sisteminin başarılı çalışıyor görünmesi, verilerin kesin olarak geri yüklenebileceği anlamına gelmez.
Düzenli olarak geri yükleme testleri gerçekleştirilerek yedeklerin gerçekten kullanılabilir olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Test sırasında dosya bütünlüğü, geri yükleme süresi ve gerekli sistem bileşenlerinin yeniden çalıştırılabilirliği değerlendirilebilir.
RTO ve RPO Planlaması
Felaket kurtarma planlarında iki önemli kavram RTO ve RPO'dur.
RTO, bir sistemin kesintiden sonra ne kadar süre içerisinde yeniden çalışır hale getirilmesinin hedeflendiğini ifade eder.
RPO ise kabul edilebilir veri kaybı aralığını tanımlar.
Örneğin kritik bir sistem için düşük RPO hedeflenmesi, daha sık yedekleme veya farklı replikasyon teknolojilerinin kullanılmasını gerektirebilir.
Bu değerlerin işletmenin gerçek operasyonel ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerekir.
Sunucu Kurtarma
Sunucuların arızalanması durumunda işletmenin kritik uygulamaları ve veritabanları kullanılamaz hale gelebilir.
Felaket kurtarma planı kapsamında sunucu yapılandırmalarının, uygulama verilerinin ve gerekli sistem bileşenlerinin yeniden oluşturulması için prosedürler hazırlanabilir.
Uygun altyapılarda sanal makinelerin veya sistem imajlarının farklı bir ortamda devreye alınması da değerlendirilebilir.
Veritabanı Kurtarma
Veritabanları birçok işletmenin en kritik veri kaynakları arasında yer alır.
Müşteri bilgileri, siparişler, finansal kayıtlar, rezervasyonlar ve operasyonel veriler veritabanlarında tutulabilir.
Veritabanı yedeklerinin düzenli olarak alınması ve gerektiğinde geri yükleme işlemlerinin test edilmesi veri sürekliliği açısından önemlidir.
Felaket Kurtarma Senaryoları
Her işletmenin karşılaşabileceği riskler farklıdır.
Bu nedenle felaket kurtarma planı hazırlanırken işletmeye özel senaryolar oluşturulabilir.
Örneğin;
Sunucu arızası
Disk kaybı
Siber saldırı
Fidye yazılımı
Veri tabanı bozulması
Elektrik kaynaklı sistem hasarı
Yangın
Su baskını
İşletme lokasyonunun kullanılamaması
gibi senaryolar ayrı ayrı değerlendirilebilir.
İş Sürekliliği
Felaket kurtarma ile iş sürekliliği birbirini tamamlayan iki farklı kavramdır.
Felaket kurtarma teknik sistemlerin yeniden çalıştırılmasına odaklanırken iş sürekliliği, işletmenin kritik faaliyetlerini kesinti sırasında ve sonrasında sürdürebilmesini kapsar.
Bu nedenle teknik kurtarma planlarının işletmenin operasyonel ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Dokümantasyon ve Kurtarma Prosedürleri
Acil bir durumda hangi sistemin nasıl geri getirileceğinin önceden belirlenmiş olması müdahale sürecini kolaylaştırabilir.
Sunucu bilgileri, yedekleme konumları, kritik uygulamalar, erişim bilgileri ve kurtarma adımları uygun güvenlik önlemleriyle dokümante edilebilir.
Kurtarma prosedürlerinin düzenli olarak güncellenmesi de önemlidir. Çünkü işletmenin IT altyapısı zaman içerisinde değişebilir.
Felaket Kurtarma Testleri
Hazırlanan planın gerçek bir olay meydana gelmeden önce test edilmesi büyük önem taşır.
Belirlenen senaryolar kontrollü şekilde uygulanarak sistemlerin ne kadar sürede geri getirilebildiği ve hangi aşamalarda problem yaşandığı değerlendirilebilir.
Test sonuçlarına göre kurtarma prosedürleri güncellenebilir.
Kurumsal Veri Güvenliği
Veri kurtarma ve yedekleme süreçlerinde erişim yetkilerinin kontrol altında tutulması gerekir.
Yedeklerin yalnızca yetkili kullanıcılar tarafından erişilebilir olması, kritik verilerin uygun şekilde korunması ve kullanılan altyapının güvenlik gereksinimlerine göre yapılandırılması önemlidir.
Yedekleme sistemleri de ana sistemler kadar dikkatli korunmalıdır.
Neden Canopus Bilişim?
Canopus Bilişim, veri kurtarma ve felaket kurtarma süreçlerini yalnızca dosya yedeklemek olarak değerlendirmez.
İşletmenin kritik verileri, uygulamaları, sunucuları, network altyapısı ve operasyonel ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek daha kapsamlı bir veri sürekliliği ve felaket kurtarma yaklaşımı oluşturulabilir.
Amaç, veri kaybı veya sistem kesintisi yaşandığında ne yapılacağının olay sonrasında düşünülmesi yerine, gerekli prosedürlerin önceden hazırlanmasıdır.
Doğru planlanmış yedekleme, düzenli geri yükleme testleri ve işletmeye uygun felaket kurtarma senaryoları sayesinde kritik sistemlerin kesinti sonrasında daha kontrollü şekilde yeniden devreye alınması hedeflenebilir.
İşletmenizin kritik verilerini korumak ve olası sistem kesintilerine karşı uygulanabilir bir felaket kurtarma planı oluşturmak için Canopus Bilişim ile iletişime geçin.